|

Anneler ve babalar;
Çocuklarınız
sürekli bir büyüme ve değişme içindedir. Sizin çocuğunuz olsa da
sizden ayrı bir kişilik geliştirmektedir. Onu tanımaya ve anlamaya
çalışın.
Çocuğunuz,
yaşamı deneme ve taklit yoluyla öğrenir. Ona ayak uydurmakta zorluk
çekebilirsiniz. Onları oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarında özgür
bırakın. Onu her yerde ve her zaman koruyup kollamayın. Onu, küçük
diye şımartmayın. O zaman çocuğunuz hep çocuk kalmak ister. Çocuksu
davranışlar sergiler.
Her
istediğini istediği zaman elde edemeyeceğini onlara öğretin. Onlara,
yerli yersiz söz vermeyin. Sözünüzü tutamazsanız sizlere olan güveni
azalır. Çocuğunuza kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan
saptığını görünce onu sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakları
ona, “aile kuralı” olarak benimsetin. Çünkü hiç kısıtlanmayınca ne
yapacağını şaşırırlar. Ona karşı tutarsız davranışlar sergilemeyin.
Çünkü onlar, tutarsız davranışlarınız karşılığında hem bocalar hem
de onlardan yararlanırlar.
Çocuğunuza
sürekli nasihat vermeyin. Onlar nasihatinizden daha çok
davranışlarınızdan etkilenirler. Yanlış yapmaktan korkmayın. Çünkü
çocuklar, bunları çabuk unutur. Birbirinize karşı saygı ve sevgiyi
koruyun. Aranızda saygı ve sevginin azaldığını görmek onları yaralar
ve sürekli tedirgin eder.
Çok
konuşup çok bağırmayın. Çünkü onlar yüksek sesle konuşulanları pek
duymazlar. Yumuşak ve kesin sözler, onlarda daha iyi iz bırakır.
“Ben senin yaşında iken....” vb. sözlerle asla kulak asmazlar.
Kendinizle
özdeşleştirmeyin. Onları olduğu gibi kabul edin. Yanılma payı
bırakın. Küçük yanılgılarını büyük suçmuş gibi başına kakmayın.
Korkutup,
sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak usandırmaya çalışmayın.
Yaramazlıkları için onları kötü çocukmuş gibi yargılamayın. Yanlış
davranışları üzerine durarak düzeltin. Ceza vermeden önce mutlaka
onu dinleyin. Suçunu aşan cezalar vermeyin.
Onu
dinleyin. Çünkü öğrenmeye en yatkın olduğu anlar, soru sorduğu
anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Gerçekleri söyleyin.
Soru sorma şevkini kırmayın ve özenle cevaplandırın.
Onları,
yeteneklerinin üstünde işlere zorlamayın, başarabileceği işler için
güdüleyin. Ona, güvendiğinizi belli edin, onu destekleyin ve
çabasını övün.
Onu
başkalarıyla karşılaştırmayın, umut-suzluğa kapılmasın. Yaşının
üstünde olgunluk beklemeyin.
Bütün
kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Öğrenmesi için zaman tanıyın.
Dürüst davranmadığı zaman, çok fazla üstüne gitmeyin. Onu, yalan
söylemeye sevk etmeyin.
Sizi
çok bunaltsa da soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızabilirsiniz, ama
onu aşağılamayın. Yoksa o da sizi yabancıların yanında güç duruma
düşürebilir.
Çocuğunuza
karşı haksızlık ettiğinizi fark ettiğinizde, ona açıklamaktan
korkmayınız. Açıklamalarınız, sizi ona daha çok yakınlaştırır. Bunu
zayıflık olarak görmeyin ve kullanmasından korkmayın.
Unutmayın
ki, çocuğunuz sizi olduğunuzdan daha iyi görür. Kendinizi ona karşı
yanılmaz ve erişilmez olarak göstermeye çabalamayın.
Ondan
“örnek çocuk” olmasını beklemeyin. Çünkü o, sizden kusursuz olmanızı
beklemiyor. Sevecen ve anlayışlı olmaya çalışın.
Çocuğunuza
zorla yemek yedirmeye çalışmayın. Yemek yedirirken rahat davranın ve
sağlıklı yiyecekleri alternatif olarak sunun. Çocuğunuz onlar
arasından seçimini yapacaktır. Çocuğunuzun yeme isteğini yükseltin.
Yediğinden emin olduğunuz yemek veya yemek çeşitlerini mutlaka
sofrada bulundurun
Yemek
saatinden önce abur cubur şeylerle onun karnını doyurmayın. Yemek
saatinde, onun acıkmış olması gerekmektedir.
Yemeklerin
görüntüsünün iştah açıcı olmasına dikkat ediniz.
Tatlıyı
(çikolatayı, şekeri...) yemeklere karşı rüşvet olarak kullanmayınız.
Böylece tatlının yemeklerden daha çekici olduğunu düşünmezler. Yemek
ya da yemekler arasında seçim yapabilirler. Herkes için yemek
pişirmeyin, onun sevmediği yiyecekleri yenileriyle karıştırın. Yemek
saatlerinin bütün ailenin zevk aldığı bir zaman dilimi olmasını
sağlayın.
Çocuklarınız,
dövüşür, atışır ve kavga ederler. Kavgayı önleyemezsiniz ama onunla
baş etme ya da daha aza indirmek sizin elinizdedir.
Çocuklar
genellikle günün belli saatlerinde ve belli durumlarda kavga
ederler. Kavganın gerçek nedenini saptamak için ailenizi çok iyi
gözlemleyin ve bunlara çözüm bulmaya çalışın
Çocuklarınız
kavga ettiği zaman hakemlik yapmayın, “kim başlattı” vb. sözlerle
tartışmanın içine girmeyin. Onlara kavgalarla baş etme sorumluluğunu
verin. Odadan çıkın, onların sizi kullanmasına izin vermeyin. Ancak
olayın kötüye gittiğini hissettiğiniz durumlarda araya girin.
Unutmayın;
olayın ne kadar dışında kalırsanız çocuklarınız da kendi
aralarındaki anlaşmazlıkları çözmede o kadar yaratıcı olacaklardır.
Çocuklarınıza birbirlerine sevgilerini göstermelerini onlara
öğretin.
Çocuklarınız,
zaman zaman şiddet duygusuna kapılabilirler. Bunu engelleyemezsiniz.
Ama şiddet davranışlarını engelleyebilirsiniz. Bunun için çevreyle
ilişkilerinde şiddet hareketlerine sapmalarını engelleyecek kurallar
koyun ve bunları ödün vermeden uygulayın.
Şiddet
duygularını bastırmayın, duygularını size dökmesine fırsat verin.
Böylece onları rahatlatmaya çalışın. İçten içe şiddet ve nefret
duygularının gelişmesini engeller.
Çocuklarınıza
kitap sevgisini, küçük yaşlarda kazandırmaya çalışın. Çünkü onlar
0-6 yaşta ne almışlarsa 70 yaşında da o birikim iledir. Kitaba karşı
ilk ilgi ve merakın uyanması, okuma öncesi dönemine rastlar. Çocuğun
eline verilen bol renkli, resimli kitaplar, ona anlatılan çeşitli
öyküler, masallar, oyun oynama düşlerine seslenen dizeler,
tekerlemeler bu dönemde çok önemlidir.
Çocuğun
resimli kitabı eline alıp, kendi kendine yüksek sesle bir şeyler
okuyup anlatıyormuş gibi yapması, çözemediği gizemli harflerin
ardından çeşitli dünyaların da olduğunu, kavradığını gösterir.
Okumayı öğrendikten sonra, harflerin ötesinde heyecan uyandırıcı,
şaşırtıcı renkli dünyaların kimsenin yardımı olmadan kendi kendine
çözümlemeye başlar. Artık kitap okuma çocuk için ayrılmaz bir bütün
olur.
Okumak;
düşünerek, benimseyerek, özümseyerek bireyin hayat görüşünü
belirler. Çocuklarınızın sevgi, dostluk, barış ve iyi değerleri
içeren konulu kitapları okumasını sağlayın. Vurdulu, kırdılı,
ezberciliğe dayanan, kin ve nefret konulu kitapları okumalarına izin
vermeyin.
Çocuk
kitaplarında çevre, barış, eğitim, sevgi ve aşk, kadın erkek
eşitliği, insan hakları, kuşaklar arası çatışma, geleneklerle
hesaplaşma gibi kavramlarına yer verilmelidir. Bağnazlık ve ön
yargıdan uzak olmalı, ırk üstünlüğü ve din ayrımı gibi inançlar
aşılanmamalı, yurt sevgisi ve ulusal değerler aşılanmalıdır.
Uluslararası düşmanlıklar körüklenmemeli, yiğitlik abartılmamalıdır.
İnsan, çocuğa olumlu ve olumsuz yönleri ile tanıtılmalı, katı ahlak
kuralları yerine insani değerler, hoşgörü ve esneklik esas
alınmalıdır.
 |