|

YALAN SÖYLEME
Yalan
söyleme de, çalma gibi bir uyum ve davranış bozukluğudur. Çocuklarda
6-7 yaşlarına kadar görülen abartılı söylemler ve hayallerle ilgili
ifadeler gerçeğin tam olara çarpıtılması anlamına gelen yalanla
karıştırılmamalıdır. Çocuklar 6-7 yaş dönemine kadar hayali
arkadaşlarıyla aralarında geçen diyaloglardan söz edebilir veya
izledikleri bir olayı kendi algıladıkları biçimde süsleyerek veya
biraz abartarak anlatabilirler. Çocuğun bu tip davranışları bir uyum
davranış bozukluğu olan yalanla karıştırılmamalıdır.
Çocuklar hiç bir sebep yokken yalana başvurmazlar. Hiç bir çocuk
doğuştan yalana eğilimli değildir. Çocukları mutlaka yalan söylemeye
iten ailesel, çevresel veya toplumsal bir faktör vardır. Aile içinde
veya çevrede çok sık yalan söyleniyor olması çocuğun da yalan
söyleme davranışını taklit etmesine ve yalan söyleyen kişileri model
almasına neden olur. Çocuklarda bir uyum ve davranış bozukluğu
olarak görülen yalan söyleme davranışının altında yatan sebepler
aşağıdaki gibi özetlenebilir;
Sevgi ve şefkat eksikliği
İlgi eksikliği
Değersizlik ve onaylanma gereksinimi
Aileden taktir görememe ve yetersiz ödüllendirilme
Aşırı takdir ve aşırı ödüllendirilme
Aşırı cezalandırıcı tutuma maruz kalma
Kıyaslamacı tutuma maruz kalma
Küçümseyici ve aşağılayıcı tutuma maruz kalma
Korku ve kaygılar
Çocuklar aileleri tarafından yeterince sevilmediklerini ve
kendilerine yeterli ilgi gösterilmediğini hissederlerse bu açığı
kapatmak için yalan söyleyebilirler. Boğazı ağrımadığı halde
yutkunamadığını söyleyen bir çocuk ve ya gözünden yaş gelmeden
canının yandığını söyleyerek ağlama taklidi yapan bir çocuk buna
örnek olarak gösterilebilir. Kendini değersiz hisseden bir çocuk
çevresindekiler tarafından değerli algılanma ve onaylanma
ihtiyacıyla sahip olmadığı bir şeye sahip olduğunu veya yapmadığı
bir şeyi yaptığını ifade edebilir. Örneğin gerçekte sahip olmadığı
halde yüzlerce arabası olduğunu, babasının çok zengin olduğunu
söyleyen bir çocuk veya öğretmeninden aferin almadığı halde
öğretmeninin kedisine aferin dediğini söyleyen bir çocuk bu duruma
örnek olarak gösterilebilir. Erken çocukluk döneminde her yaptığı
olumlu davranışı ödüllendirilen bir çocuk veya tam tersine hiç bir
davranışı ödüllendirilmeyen bir çocuk da yalan söyleme gereksinimi
duyabilir. Ailesinden hiç göremediği takdiri görebilmek yada sürekli
hale gelmiş takdiri devamlı kılabilmek amacıyla kendini elde
etmediği bir başarıyı elde etmiş gibi gösterebilir. Anne babaların
aşırı cezalandırıcı, kıyaslamacı, küçümseyici ve aşağılayıcı
tutumları çocuklarda yalan söyleme davranışına neden olabilir.
Çocuk, kardeşleriyle veya başka çocuklarla sıklıkla kıyaslanıyorsa
ailenin onayladığı çocuğa benzemek amacıyla yalana başvurabilir.
Benzer bir gereksinimle ailesi tarafından aşağılanmamak ve
cezalandırılmamak için yapmadığı davranışları yapmış gibi yada
yaptığı davranışları yapmamış gibi ailesine aktarabilir. Çocuklar
kaygılandıkları bir durumdan kaçmak için de yalana başvurabilirler.
Okuldan korktuğu için karnının ağrıdığını söyleyen ve okula
gidemeyen bir çocuk veya okulda yemek yemek istemediği için parasını
çaldırdığını söyleyen bir çocuk bu duruma örnek olarak
gösterilebilir. Bu örneklerde eğer aile çocuğuyla rahat ve sağlıklı
bir iletişim kurabilse, çocuk üzerinde baskıcı, aşırı disiplinli bir
tutum sergilemezse çocuk ailesine gerçeği söylemekten çekinmez.
Aileler çocuklarına karşı baskıcı, aşırı disiplinli, cezalandırıcı
tutumlardan kaçınarak, çocuklarının eksik yönlerinden ziyade olumlu
yönlerini de ön plana çıkararak ve çocuklarını korkutan,
kaygılandıran durumlar konusunda daha bilinçli davranarak
çocuklarını yalan söyleme davranışından uzak tutabilirler.
Çocukları yalan söyleyen ailelerin bu davranışı nedeniyle
çocuklarını cezalandırmaları sergileye bilinecek en hatalı tutum
olur. Böyle davranan bir aile çocuğunu daha çok yalana ve yeni
davranış bozukluklarına iter. Bunun yerine, aile çocuğun neden yalan
söylediğini araştırmalı ve bu sebepleri çocukla birlikte ortadan
kaldırmaya çalışmalıdır. Bazı durumlarda sorun çok ilerlemiş, bu
nedenle çözümsüzmüş gibi görünebilir. Böyle bir durumda aile bir
psikologdan yardım almaktan çekinmemelidir. Bir uzman yardımıyla bu
davranışın altında yatan etmenler tespit edilerek ortada
kaldırılmalı ve çocuğa daha sağlıklı davranışlar kazandırılmalıdır.
 |